Spiga

Görünmez mürekkebin sırları

Konusu : Görünmez Mürekkebin Sırları
Alanı : Kimya
Sayfa :6
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : : Bilinmiyor
İndirme adresi :http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/gorunmez.zip

Kısa açıklama:

GÖRÜNMEZ MÜREKKEBİN SIRRI

Günümüzden yaklaşık 7000 yıl önce,Ortadoğu’daki Bereketli Hilal’de tarımın gelişmesiyle,yazılı kayıtlar tutma zorunluluğu ortaya çıktı. Babiller ve eski Mısırlılar taşların,kemiklerin ve kil tabletlerin üstüne simgeler(çivi yazısı) ve basit resimler(hiyeroglif) kazıyarak yazı yazarlar,bu kayıtları toprak işleme ve sulama haklarını belirlemek ,hasat ürünlerinin dökümünü çıkarmak,vergi tutarlarını belgelemek,hesapları yapmak için tutarlardı. Başlangıçta kullandıkları yazma aracı basit çakmaktaşıyken,daha sonra bunun yerini ucu yontulmuş çubuk aldı. İ.Ö. 1300’e doğru Çinliler ve Mısırlılar,kandillerde yakılan yağdan çıkan isi suyla ve bitki zamklarıyla karıştırma yoluyla hazırlanan mürekkebi buldular. Ardından,aşıboyası gibi toprakta bulunan boyar maddeleri katma yoluyla,çeşitli renklerde mürekkepler yapmayı öğrendiler. Ortaçağda basımcılıkta kullanılmaya uygun yağ türevli mürekkepler geliştirildi;ama yazı mürekkebi ve kurşun kalem gibi icatlar,ancak Yeniçağda gerçekleştirildi. Dolmakalem ve tükenmez kalem gibi daha yakın dön
emlerin yenilikleri,yazı yazarken kalemi sürekli mürekkebe batırma ya da mürekkeple doldurma gereğini ortadan kaldırdı.


İçerik :

-Görünmez Mürekkebin Sırrı
-Görünmez Mürekkepler Ve Tarihteki Kullanımları
-ABD Casusluk Olayını Doğruladı
-Görünmez Mürekkeplerin Kullanılışları
-Tepkimeler
-Kaynaklar

Barut

Konusu : Barut
Alanı : Kimya
Sayfa :2
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : : Erdinç Ayata
İndirme adresi :http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/BARUT.zip
Kısa açıklama:

BARUT

Ateşli silahlarda çeşitli ateşleme araçlarıyla tutuşturulması durumunda oluşturduğu gazların itme gücüyle merminin atılmasını yada herhangi bir aracın fırlatılmasını sağlayan yanıcı katı madde. Savaş malzemesi olarak yanıcı özelliğinden ötürü batıda olduğu kadar doğuda da ilk yüzyıllardan buyana kullanılıyordu. En saf biçimiyle karbonu, hidrojeni bol ve yanıcı bir mineral olan neft, tam dokunma olmadan da ateşi kendisine çekebilme özelliğine sahiptir. Yağ kükürt v.b gibi başka maddelerle karıştırılması sonucu “RUM ATEŞİ” diye bilinen daha da yanıcı ve kalıcı bir özelliğe bürünen neft insanlara, gemilere ve ağaçtan yapılmış çeşitli kuşatma araçlarına karşı kullanılan sıvı biçimindeki yanıcı maddenin özünü oluşturur. 1230’a doğru güherçilenin kullanılmasından sonra, neft yeni değerler kazandı. 12.yy’dan bu yana Çinliler güherçilenin itici özelliğini bulmuş ve onu savaş fişeği kullanmak için kullanmışlardı. İranlıların ve daha sonra Arapların bu konuda Çin ve Hint’ten etkilendikleri sanılmaktadır. Güherçile önce havai fişekler için kullanılan ve neft adını alan ve hâlâ koruyan itici barutla karıştırıldı. Kısa bir süre sonra aynı ad top barutuna geçti. Arapçada güherçileli top barutuna önceleri “dawa” (ilaç, tüfek ilacı) 1924’den sonra da “midfa” dendi. Farsçada “darû” ile eşanlamlı olan bu terim Türkçede Arabistan’ın güneyindeki Umman ve Aden’de olduğu gibi barut olarak kullanıldı. Sonra da Farsçaya ve Balkan dillerine geçti. Genellikle güherçile, kömür ve kükürtten oluşan bu bileşim karbarut olarak da bilinmektedir.

İçerik:

-Barut
-Barutun Yapısı
-Barutun Tarihçesi
-Barut Çeşitleri
-Pamuk Barutu
-Kordayt barutu
-Diğerbarut çeşitleri

Limon kolonyasının yapılışı

Konusu : Limon Kolonyasının Yapılışı
Alanı :Kimya
Sayfa :1
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : Said Aksakal
İndirme adresi : http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/kolonya.zip

Kısa açıklama :

Limon kolonyasının yapılışını araştırınız

Araç ve Gereçler :

Mililitrelik cam beher, etilalkol, su, limon suyu veya limon esansı, cam fanus, kolonya için kap.
Yapılışı :
50 mililitre etilalkolu ölçüp cam fanusa dökelim. 10 mililitre suyu da ilave ettikten sonra fanusu hafifçe çalkalayalım. 5 veya 10 mililitre limon esansını da karışıma ilave edince karışımın rengi hafifçe sarımsı olacaktır. Karışımımızı çalkalayalım ve kolonya için ayırdığımız kaba boşaltalım. Limon kolonyamız artık hazırdır, sevdiklerimize rahatça ikram edebiliriz.

Minerallerin fiziksel özellikleri

Konusu : Mineralminlerin Fiziksel Özellikleriİ
Alanı :Kimya
Sayfa :5
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : Bilinmiyor
İndirme adresi : http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/amin.zip

Kısa açıklama:

MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Minerallerin fiziksel özellikleri, kısmen yönlere bağlı, kısmen de yönlere bağlı olmayanlar olarak ikiye ayrılır.

1. Skaler özellikler: Yönlere bağlı olmayan yani her yönde aynı olan özelliklerdir. Mesela; özgül ağırlık gibi. Fiziksel özellikleri yönlere göre değişmeyen minerallere “izotrop mineraller” denir.
2.Vektörel özellikler: Minerallerin yönlere bağlı olarak değişen özellikleridir. Mesela; sertlik, dilinim gibi. Özellikleri yönlere göre değişen minerallere de “anizotrop mineraller” denir. Mineral özellikleri sadece o mineralin homojen olarak bulunması halinde kendisine özgü karakter taşır. Homojen olmayan minerallerde skaler özellikler bile değişir

İçerik:

-Skaler özellikler
-Vektörel özellikler
-Yoğunluk
-Sertlik
-MOHS sertlik cetveli
-Dilinim
-Kırılma
-Renk
-Fluoresans
-Çizgi Rengi
-Parlaklık
-Elektrik
-Manyetik Özelliği

İzafiyet teorisi

Konusu : İzafiyet Teorisi
Alanı : Fizik
Sayfa :2
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : Bilinmiyor
İndirme adresi : http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/izafiyet.zip

Kısa açıklama:


EİNSTEİN'İN İZAFİYET TEORİSİ


Merhabalar beni canından çok seven ve hayatlarını doctorlarına adamış tebaam. Iste yine o ultra, mega, hiper, duyular ötesi yazılarımdan biri ile karşınızdayım. Bu yazımda da o engin Fizik okyanusundan bir maşrapa suyu daha sizin bilgisizlikten çatlamış dimağlarınıza damla damla özümsetip böylece siz Fizikzedeleri bilememenin, anlayamamanın ve cevaplayamamanın verdiği kafa zonklatıcı, mide asidi salgılayıcı, lenfosit büzüştürücü, damar tıkayıcı o müthiş ıstıraptan kurtarıp Fizikzadeye çevirecegim. Bu sefer giriş kısmını kısa tutuyorum. Ama çıkışım muhteşem olacak! Merak etmeyin.

İçerik:
-İzafiyet Teorisi
-Relativite

Nükleer güç

Konusu : Nükleer Güç Santrallerinin Genel Tanıtımı
Alanı : Fizik
Sayfa : 7
Kaynak : Bilinmiyor
Yazar : Atilla
İndirme adresi : http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/nukleer.zip

Kısa açıklama:

NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERININ GENEL TANITIMI


Nükleer Güç Santralları ile Termik Santraller birbirleri ile benzer özellikler taşırlar. Her iki santral tipinde de elde edilen buharın ısıl enerjisi türbinde mekanik enerjiye ve mekanik enerji de dejeneratörlerde elektrik enerjisine dönüştürülerek elektrik üretilir. Bu santraller arasındaki temel fark buharın elde ediliş yöntemidir. Bütün nükleer reaktör tiplerinde bölünmeden açığa çıkan enerji buhar üretiminde kullanır ve bu buhar üretimi doğrudan reaktörün korunda ya da buhar üreteçlerinde yapılır. Bu nedenle nükleer reaktörlerdeki bölünme reaksiyonu termik santrallarda fosil yakıt yakmakla aynı işleve sahiptir. İlk olarak nükleer güç santrallerini tanıtmadan önce bölünme (fisyon) reaksiyonu mekanizmasını anlatmakta yarar vardır.
Nükleer reaksiyonda açığa çıkan enerji, temelde U235 izotopunun ya da herhangi bir bölünmeye yatkın (fisil) izotopun (Pu239, U233) nötronla etkileşmesinden ötürü parçalanması olayı sonucunda açığa çıkan fazlalık bağlanma enerjisidir. Nötronla etkileşen U235 çekirdeği kararsız hale geçerek, kendisinden daha hafif iki çekirdeğe ayrılır ve bu esnada da ortalama olarak iki nötron açığa çıkarır. Bu reaksiyon sonucu açığa çıkan bölünme enerjisi yaklaşık 200 MeV'dir. Bu enerji buhar üretimi için soğutucuya aktarılır ve açığa çıkan nötronlardan biri bölünmeye yatkın başka bir izotopu parçalayarak zincirleme reaksiyonuna sebep olur. Diğer nötron ise reaktör içindeki diğer malzemeler tarafından yutulur ya da sistemden kaçar. Nükleer reaktörler bu zincirleme bölünme reaksiyonunun kontrollü olarak yapıldığı sistemlerdir. Bölünme reaksiyonunun önemini anlamak için 1 kg U235 izotopunun yanması sonucu açığa çıkan enerjinin yaklaşık 1.3 milyon kg kömürünkine eşdeğer olduğunu belirtmek yeterli olacaktır.
İçerik:
-BASINÇLI SU REAKTÖRÜ (PWR)
-KAYNAR SU REAKTÖRÜ (BWR)
-BASINÇLI AĞIR SU REAKTÖRÜ (PHWR
-NÜKLEER KAZALAR
-İyonlaşma Radyasyonuna Maruz Kalma Sonucu Ölümle Sonuçlanan Nükleer Tesis Kazaları
-Çevre Üzerinde Etkisi Olan ve Çalışanların Işımaya Maruz Kaldığı Nükleer Güç Santrali Kazaları
-Santralin Mevcudiyeti Üzerinde Etkili Olan Kazalar
-AĞIR SULU REAKTÖRLER
-GAZ SOĞUTMALI REAKTÖRLER
-BASINÇLI SU REAKTÖRLERI
-KAYNAR SULU REAKTÖRLER
-HIZLI ÜRETKEN REAKTÖRLER
-PLUTONYUM Ne Kadar Tehlikeli ?
-Nükleer Silahlar
-Nükleer Bomba Nedir ?
-Fisil Madde
-Plutonyum
-Plutonyum Zehirleyici mi ?

Atomun sirlari

Konusu : Atomun Sırları - Maddenin Yapı Taşındaki Yaratılış Delilleri Atomun Sırları
Alanı : Kimya
Sayfa : 22
Kaynak : Harun Yahya
Yazar : Bilinmiyor
İndirme adresi : http://www.fileden.com/files/2008/2/10/1752289/Atomun-sirlari.zip
Kısa açıklama:

ATOMUN YAPISI

Hava, su, dağlar, hayvanlar, bitkiler, vücudunuz, oturduğunuz koltuk, kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğünüz, dokunduğunuz, hissettiğiniz herşey atomlardan meydana gelmiştir. Elinizde tuttuğunuz kitabın her bir sayfası milyarlarca atomdan oluşur. Atomlar öyle küçük parçacıklardır ki, en güçlü mikroskoplarla dahi bir tanesini görmek mümkün değildir. Bir atomun çapı ancak milimetrenin milyonda biri kadardır. Bu küçüklüğü bir insanın gözünde canlandırması pek mümkün değildir. O yüzden bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Elinizde bir anahtar olduğunu düşünün. Kuşkusuz bu anahtarın içindeki atomları görebilmeniz mümkün değildir. Atomları mutlaka görmek istiyorum diyorsanız, elinizdeki anahtarı dünyanın boyutlarına getirmeniz gerekecektir. Elinizdeki anahtar dünya boyutunda büyürse, işte o zaman anahtarın içindeki her bir atom bir kiraz büyüklüğüne ulaşır ve siz de onları görebilirsiniz.5 Yine bu küçüklüğü kavrayabilmek ve heryerin nasıl atomlarla dolu olduğunu görebilmek için bir örnek daha verelim: Bir tuz tanesinin tüm atomlarını saymak istediğimizi düşünelim. Saniyede bir milyar (1.000.000.000) tane sayacak kadar eliçabuk olduğumuzu da varsayalım. Bu dikkate değer beceriye karşın, bu ufacık tuz tanesi içindeki atom sayısını tam olarak tesbit edebilmek için beşyüz yıldan fazla bir zamana ihtiyacımız olacaktır.

İçerik:
-Atomun Yaratılışındaki Mucize
-Atomun Oluşum Serüveni
- Atomun Yapısı
-Atomun Gücü